[Toplam: 2 Ortalama: 5]

Mesane Taşı

Mesane (idrar kesesi) böbreklerde meydana gelen idrarın üreterler (böbreklerden çıkan idrar borucukları) ile taşınarak toplandığı organdır. 400-500 cc civarına geldiğinde sıkışma hissi başlar ve mesane kasılarak idrarı dışarı atar.

Mesane Taşı Nasıl Oluşur

Böbreklerden düşen küçük taşların mesanede büyümesiyle oluşabildiği gibi doğrudan mesane içinde de oluşabilir. Mesane taşı büyük bir kısmla idrar yolu enfeksiyonu sonucu oluşan (struvit taşı) taşlardır. Bunun yanı sıra kalsiyum oksalat ve ürik asit taşları da sık görülmektedir. Anatomik ya da mekanik bir problem varlığında idrar akışında yavaşlama olduğunda ve idrar tam boşaltılamadığında enfeksiyon oluşumu kolaylaşır. İdrar yollarında darlık, Bening prostat hipertrofisi (BPH) ve nörojen mesane gibi hastalıklarda mesane tam boşaltılamaz. Kalan idrarda önce enfeksiyon sonrasında taş oluşumu gözlenir.

Mesane Taşı Görülme Sıklığı

Mesane taşı, üriner sistem taşlarının %5’ini oluşturmaktadır. Gelişmemiş ülkelerde daha sık görülmektedir.Genellikle 45-50 yaşından sonra ve erkeklerde sık görülmektedir. İleri yaş hastalığı olarak bilinen BPH ve nörojen mesane gibi hastalıklarda mesane taşları sık sık görülmektedir.

Mesane Taşı Semptomları

1 cm’den küçük olan taşlar tıkayıcı engel olmaksızın kolay bir şekilde atılabilmektedir. Atılamayan taşlar sessiz bir şekilde kalıp zamanla büyüme gösterebilir. Mesane taşı, genellikle idrar yollarını tıkayıcı özellik göstermektedir. Hastalarda idrar akış hızında yavaşlama, idrar yaparken aniden kesilme, sık idrara çıkma ve idrar yaparken zorlanma görülmektedir. Enfeksiyon varlığında idrar yaparken yanma hissedilir. Taşın mekanik etkisi ve enfeksiyon etkisi ile idrarda kanama oluşabilir. Karında göbek ve genital bölge arasına bastırıldığında taşların etkisi ile ağrı hissedilebilir.

Mesane Taşlarının Tanısı

1 cm’den küçük olan taşlar tıkayıcı engel olmaksızın kolay bir şekilde atılabilmektedir. Atılamayan taşlar sessiz bir şekilde kalıp zamanla büyüme gösterebilir. Mesane taşları genellikle idrar yollarını tıkayıcı özellik göstermektedir. Hastalarda idrar akış hızında yavaşlama, idrar yaparken aniden kesilme, sık idrara çıkma ve idrar yaparken zorlanma görülmektedir. Enfeksiyon varlığında idrar yaparken yanma hissedilir. Taşın mekanik etkisi ve enfeksiyon etkisi ile idrarda kanama oluşabilir. Karında göbek ve genital bölge arasına bastırıldığında taşların etkisi ile ağrı hissedilebilir.

Mesane Taşlarının Tedavisi

Mesane taşı tanısı konduktan sonra idrar yolu enfeksiyon var ise antibiyotik tedavisine başlanır. 1 cm’den küçük taşların düşmesi beklenir. Daha büyük taşlar idrar akışını engelleyerek problem oluştururlar. Cerrahi tedavide amaç taşların tamamen temizlenmesi ile birlikte mesane taşı oluşumuna neden olan problemlerinde tedavisidir.
Mesane taşlarının tedavisinde en sık kullanılan yöntemler endoskopik yöntemlerdir. İdrar yollarından kamera ile girilerek küçük aletler vasıtası ile taşların kırılarak alınmasıdır (sistolitotripsi ). Bunun yanı sıra mesane çıkışında darlık veya BPH varsa aynı seansta tedavi edilmelidir. Perkütan sistolitotripsi ameliyatı ile idrar yolundan girişin tercih edilmediği durumlarda göbek altından girilerek mesaneden taşlar kırılarak alınmaktadır. idrar yollarının problemli olduğu hastalarda ve çocuklarda daha çok tercih edilen bir yöntemdir. Mesane tümörü şüphesi olan, karın bölgesinden ameliyat olan ve devam eden idrar yolu enfeksiyonu olan hastalarda ise bu yöntem tercih edilmez. Mesane taşı tedavisi açık sistolitotomi ameliyatı nadiren başvurulan bir yöntemdir. Büyük boyutlu taşlarda, endoskopik yolla tedavi edilemeyen sert taşlarda veya idrar yolunu kullanmakta bir anatomik engel var ise açık prostat ameliyatı tercih edilir. Göbek altından yapılan kesi ile mesane açılır. Mesane içindeki büyük taşlar alınır ve varsa prostat ameliyatı yapılır.

Taş Hastaları için tavsiyeler

Bol sıvı tüketimi ve doğru beslenme

Günde 2-3 litre civarında sıvı tüketilmesi çok önemlidir. Bunun dışında limonata, portakal suyu, greyfurt gibi C vitamini içeriği yüksek olan sıvılarında taş oluşumunu engelleyici özelliği bilinmektedir. Fakat market raflarında satılan içeceklerin aksine taze sıkılmış meyve sularının tercih edilmesi gerekir. Yüksek lif içeriğine sahip sebzelerin tüketilmesi, kola ve gazlı içeceklerden uzak durmak gerekir. Oksalat kaynağı olan ıspanak, pancar, soya, maydonoz ve fındık gibi gıdaların tüketilmesi azaltılmalıdır. Haftada 2-3kez düzenli egzersiz yaparak vücudun dengeli çalışması sağlanmış olur. Hareketsiz bedenlerde taş oluşumu daha kolay meydana gelmektedir. Egzersiz ile düşebilecek kadar küçük taşlar birleşerek tedavisi daha zor hale gelmektedir.

Tuz kullanımı

Diyette kullanılan tuz miktarını mümkün olduğunca azaltmak gerekir. Fazla tuz tüketildiğinde barsaklardan kalsiyum emilimini arttırarak idrara geçen kalsiyum miktarı artacağından taş oluşumu hızlanır. Bu nedenle yemekleri aşırı tuz katılmamasının yanısıra patates cipsi, hamburger, salamura besinler, tuzlu yemişler ve aşırı tuzlu peynirlerin tüketilmesinden uzak durulmalıdır.

Hayvansal protein tüketimi

Kırmızı et, yumurta ve deniz ürünleri olan hayvansal proteinlerin fazla tüketilmesi sonucu vücutta ürik asit miktarı artacaktır ve böbrek taşları oluşumunu kolaylaştıracaktır. Bu nedenle hayvansal gıdaların dengeli bir şekilde aşırıya kaçmadan tüketilmesi daha doğru olacaktır.

Kalsiyum tüketimi

Diyette yeterli miktarda kalsiyum ihtiyacının karşılanması gereklidir. Özellikle süt ve süt ürünlerinin azaltılarak yapıldığı diyetler taş oluşum riskini arttırır.

Limon ve zeytinyağı kullanılarak yapılan karışımlar böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra elma sirkesi ve bal ile hazırlanan karışımlar taş oluşumunu engeller. Isırgan otu ve yaban mersini ile hazırlanan karışımlar idrar yollarında enfeksiyonu engeller. Böbrek taşlarının oluşumunu engellediği gibi küçük taşlarında atılmasını kolaylaştırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP