[Toplam: 1 Ortalama: 5]

İdrar Kaçırma

İnkontinans Nedir?

Sağlıklı insanlarda böbrekler tarafından kan süzülerek zararlı ve atık maddeler idrar olarak ayrıştırılır. Meydana gelen idrar üreter adı verilen kanallar aracılığı ile idrar kesesine (mesane) taşınır ve burada biriktirilir. Mesane kapasitesi yaklaşık olarak 350-400 cc’ye ulaştığında idrar sıkışıklığı hissedilmeye başlar. 500 cc civarında çok sıkışma, 600cc civarında ise önlenmesi mümkün olmayan sıkışma hissi ve idrar kaçırma görülebilmektedir.

Normal sağlıklı insanlar 400 500 cc ye kadar zorlanmadan idrarını tutabilmektedirler ve uygun bir ortam bulduklarında tuvalete giderek mesaneyi boşaltırlar. İdrar kaçırma ise normal seyri dışında çeşitli sebeplere bağlı olarak mesane kontrolünün sağlanamaması, miktarı ve şekli ne olursa olsun idrar tutamama ve kaçırma halidir.

Bu rahatsızlık hastaların huzur ve güven içinde günlük işlerini yapmalarına engel olmaktadır. Tuvalet bulamama ve idrar kaçırma korkusu ile rahatça dışarı çıkmalarını kısıtlamakta ve yaşam kalitelerini olumsuz etkilemektedir. Kişisel hijyene önem veren kişilerde kaygı bozukluğu oluşabilmektedir. Erken dönemde tedavi edilemeyen inkontinans zamanla anksiyete ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklara yol açmaktadır. İdrar kaçırma korkusu ile zevk alamama ve cinsellikten uzaklaşma gibi sıkıntılara sebep olmaktadır.

İdrar Kaçırma Sebepleri

Üriner inkontinans orta ve ileri yaş hastalarda sık görülmektedir. Dolayısıyla ilerleyen yaş, doğum sayısı ve genel hastalıklar inkontinas oluşumunu etkilemektedir.

Mesane ve idrar yolu enfeksiyonları kadınlarda en sık karşılaşılan sebeplerdendir. Sık idrara çıkma ile kendini gösteren idrar yolu enfeksiyonu ilerleyen dönemlerde ani idrar sıkışması ve idrar kaçırmaya sebep olurlar.

Çok sayıda doğum yapan ve özellikle zorlu doğum öyküsü olan kadınlarda ilerleyen yaşlarda idrar tutamama sıkça görülmektedir. Uzun süren zorlu vajinal doğumlar sırasında vajina etrafında ve mesaneyi sabit tutan kaslarda yırtılmalar meydana gelmektedir. Bunun sonucunda vajinaya komşu olan organlar ıkınma, öksürme gibi hareketler ile yer değiştirerek vajina içine girebilmektedir, ilerlemiş durumlarda vajinadan dışarı çıkabilmektedir. Sistosel, rektosel ve rahim sarkması gibi anatomik yapının bozulduğu hastalıklar ortaya çıkmaktadır. İdrar çıkışını kapatan ve idrarın mesanede depolanmasını sağlayan dairesel kas yapısı (sifinkter) bozulmaktadır. Bu değişiklikler fiziksel olarak idrar kaçışına sebep olmaktadır. Egzersiz yapma, hapşırma, öksürme, ağır gibi hareketler sonrasında idrar kaçırma (stres inkontinans) görülmektedir.

Alzheimer, Demans, Parkinson, Multipl Skleroz, felç ve travmalara bağlı olarak sinir sistemini bir etkileyen bir rahatsızlık olduğunda idrar kaçırma problemleri görülebilmektedir.

Şeker hastalığı, obezite, idrar çıkışını arttıran tansiyon ilaçları ve uzun süren kabızlık durumlarında idrar kaçırma şikayetleri ile karşılaşmaktayız.

Mesanenin çeşitli sebeplerden dolayı aşırı hassasiyetinden dolayı az miktarda idrar birikmesi idrar yapma hissi uyandırmaktadır. Kısa bir süre sonra mesane kasılarak ani idrar hissi oluşturmaktadır. İleri yaşlarda daha sık görülen istemsiz mesane kasılması ve ani idrar yapma isteği ile karakterize, tuvalete yetişmenin mümkün olmadığı şartlarda idrar kaçırmanın sık görüldüğü (urge inkontinans) Aşırı Aktif Mesane hastalığı ortaya çıkmaktadır.

İdrar Kaçırma Tipleri

Stres inkontinans: Uzun süren zorlu doğumlar ve cerrahi girişimler sonrasında idrar kesesini alttan destekleyerek stabilize eden kaslarda travma ve zayıflık oluşmaktadır. Mesane ve idrar yapmayı engelleyen sfinter mekanizmasında anatomik problem olduğu durumlarda ıkınma, öksürme ya da bir egzersiz sırasında karın kaslarının kasılmasıyla idrar tutamama ve kaçırma meydana gelir.

Urge inkontinans: Mesane idrar depolama safhasında iken az miktarda idrar biriktiğinde aşırı bir hassasiyet göstererek ani sıkışma hissi meydana gelir. Hastaların çoğunda tuvalete yetişme fırsatı bulamadan kaçırma görülür. Bu durum en fazla ileri yaş hastalarda görülmektedir.

Taşma tip inkontinans: Mesanenin idrarı tam olarak boşaltamadığı ve daha çok dolu olarak kaldığı durumlarda meydana gelen idrar kaçırma tipidir. Mesane genellikle dolu ve gergindir. Böbreklerden üretilerek gelen idrar depolanamayacağı için sürekli olarak sızıntı veya damlama şeklinde bir idrar kaçırma durumu söz konusudur.

Mix tip inkontinans: Sıkışma ve stres inkontinansın birlikte görüldüğü durumlardır.

İnkontinans Tanısı Nasıl Konulur?

İdrar kaçırma problemi yaşayan hastalarda tanının konulmasında en önemli basamak hastalığın geçmiş öyküsüdür. Dikkatli bir şekilde anamnez alınmalı, şikayetlerin ne zaman başladığı ve hangi faktörler ile artıp azaldığı detaylı olarak değerlendirilmedir. Hastanın vereceği bilgiler tanının konulmasında çoğu zaman yeterli olmaktadır.

Fizik muayene ile hastalar anatomik ve nörolojik hastalıklar açısından değerlendirilir.  Daha önce ameliyat geçirmiş ise üriner sisteme olan etkileri değerlendirilir.

Hasta idrara sıkıştırılarak mesane dolu iken öksürmesi ya da yakınması istenir. Bu manevralar (stres testi) ile hastanın idrar kaçırıp kaçırmadığı gözlenir.

İdrar kaçırma şikayeti ile gelen hastalara idrar tahlili ve İdrar kültürü yapılarak idrar yollarında enfeksiyon varlığı araştırılır.

Ultrasonography yapılarak mesanenin anatomik değişiklikleri, taş yada tıkayıcı tümör varlığı araştırılır. Bunun yanı sıra dolu mesaneye bakılarak mesane kapasitesi, hasta tuvaletini yaptırılarak sonra mesanede kalan idrar miktarı araştırılır. Bu tetkik önem arz etmektedir.

Ürodinami: Mesane içerisine sıvı verilerek mesanenin idrar artışına olan tepkisi araştırılır. Hangi tip idrar kaçırma olduğuna karar verilemeyen ve ameliyat düşünülen hastalarda tercih edilen bir tanı yöntemidir.

İdrar Kaçırma Tedavisi

İdrar kaçırma şikayeti ile gelen hastalardan alınan detaylı anamnez ve yapılan tetkikler sonrasında öncelikle inkontinansın tipi ve şiddeti ortaya konulur. Bununla birlikte hastanın yaşı, tedaviye uyum süreci ve geçirilmiş ameliyatları göz önünde bulundurularak tedavi planlanır. İdrar kaçırma şiddetinin hafif olduğu hastalarda konservatif yaklaşımlar ve ilaç tedavileri tercih edilirken şiddetli semptomları olan stres inkontinans hastalarında cerrahi tedaviye başvurulmaktadır.

Mesane eğitimi: Hastaların akşam belli bir saatten sonra sıvı alımının kısıtlanması ve belli aralıklarla sıkışma olmasa dahi tuvalete gitmeleri idrar kaçırmayı önlemede oldukça etkili bir yöntemdir.

Aşırı kilolu hastaların kilo vermesi ve mesaneyi alttan destekleyen pelvis kaslarının rahatlatılması mesane kontrolünü arttırmaktadır. Bunun yanı sıra pelvis taban kaslarının eğitilmesi amacı ile Kegel egzersizi adı verilen davranış terapileri uygulanmaktadır. Mesane ve üretral sfinkteri sabit tutarak fonksiyonunu desteklemektedir. Fazla doğum yapmış ve menopoz dönemindeki idrar kaçırma şikayeti olan hastalarda etkili olmaktadır.

Antikolinerjik ilaçlar: İdrar depolama fazında iken mesane kasılmadan gevşek olarak kalmalıdır. 450-500 cc ye kadar depolama fazında kalması gerekirken çok daha az miktarda idrar miktarı ile mesane kendini kasarak acil idrar yapma ihtiyacı oluşturmaktadır. Mesanenin bu tip sıkışması asetilkolin adı verilen maddelerin aracılığı ile olmaktadır. Bu etkiyi kırmak için antikolinerjik adı verilen ilaçlar ile mesanenin ani sıkışmalar ve bunun sonucunda oluşan idrar kaçırma şikayetleri azaltılmaktadır.

Biofeedback: Hastaların mesane ve idrar çıkışını kontrol eden kaslarını kullanmayı, gerektiğinde gevşetip gerektiğinde kasılmasını öğreten bir yöntemdir. Hastaya yerleştirilen elektrotlar yardımıyla elektriksel uyarılar verilerek pelvik taban kasları, mesane ve idrar çıkışını kontrol eden sfinkterin fonksiyonlarını düzenlemektedir.

Botox: Mesanede aşırı aktivitenin görüldüğü durumlarda cerrahi işlem ile idrar yolundan mesaneye ulaşılır. Mesane kaslarının değişik noktalarına botulinum toksini enjekte edilmektedir. Bu işlem ile mesanenin aşırı aktivitesini engellemekte ve idrar kaçırmayı durdurmaktadır.

Cerrahi Yöntemler: Önceki tedavi yöntemlerinden yanıt alınamadığı ve organ sarkmalarına bağlı idrar kaçırma hastalarında en fazla uygulanan yöntem askı ameliyatlarıdır. Bunun yanı sıra zorlu doğumlar sonrası ve menopoz dönemindeki kadınlarda sık görülen öksürme, hapşırma ve egzersiz yaparken görülen stres inkontinansta tercih edilmektedir. Bu ameliyatlarda organ sarkması varsa öncelikle anatomik olarak yer değiştiren ve diğer komşu organlarında çalışmasını bozan organlar eski yerlerine sabitlenir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda çıkarılabilir. Sonrasında idrar çıkışı daraltılarak ve üretra açısı anatomik olarak düzeltilerek idrar kaçışı engellenmektedir.

TOP